TARIM ZİRAAT HAYVANCILIK
İBRAHİM ALTAN

SÜT SIĞIRLARININ MİNERAL MADDE İHTİYAÇLARI


SÜT SIĞIRLARININ MİNERAL MADDE İHTİYAÇLARI

Mineraller

  • Süt sığırları, optimum süt verimi, üreme performansı ve sağlıklı kalabilmek için ez az 17 çeşit minerale ihtiyaç duyarlar. Yemlerle temin edilen bu minerallerin
  • yetmezliği
  • fazlalığı
  • aralarındaki miktar dengesizlikleri sonucu etkileşimler ortaya çıkar.

Vücutta ve rasyonda bulunuşuna göre

  • Makro-Mineraller: Ca, P, Mg, K, Na, Cl, S
  • Mikro-Mineraller: I, Fe, Co, Cu, Mn, Zn, Se, Al, Cr, Mo, Ni,

Minerallerin Veriliş Yöntemleri

  • Rasyon içerisinde
  • Serbest olarak
  • Yemlerin üzerine dökülerek

Kalsiyum(Ca) ve Fosfor (P)

  • Vücuttaki minerallerin % 70’ini Ca ve P teşkil eder. Ca’un % 99’u, P’un % 80’i kemik ve dişlerde tutulmaktadır. Ca/P, 2.2/1 oranda bulunur ve metabolize edilir. Bu oranın bozulması halinde her iki mineralin de metabolizması aksar. Bitkisel kökenli P (fitat P), sindirim kanalında fazla miktarda Ca bulunması halinde emilemez. Mg’ da ortamdaki Ca ve P’dan etkilenir.
  • P dengesi kritiktir. Günlük tüketim 1 g eksilirse, dışkıyla atılan P % 55 azalır, 1 g artarsa, fekal P % 80 artar. Kaba yemlerle alınan Ca ve P miktarı, rasyon dengelenirken fazla dikkate alınmaz. Kesif yemler ve ilave olarak katılan mineral kaynaklarındaki oran daha önemlidir.
  • Yonca samanındaki Ca miktarı, silajdakinden daha fazla olmasına karşın, silaj Ca’u daha fazla değerlendirilir.
  • Kaba yemdeki P’un değerlendirilişi de, verilen tablolardaki değerlerden daha yüksektir.
  • Yüksek oranda yağ içeren diyetler, vücuttan Ca atılımını artırır.
  • Vit D, Ca emilim ve metabolizmasını etkiler.
  • Rasyonda P yetersizliği, iştahsızlık, bağışıklığın azalması, üreme faaliyetlerinin azalması, yem değerlendirme oranının düşmesi, süt humması olaylarında artışla ortaya çıkar. Her iki element te kemiklerde birlikte tutulduğundan, Ca’un paratiroid hormon tarafından salgılanması, P üzerine de etkilidir. Bu nedenle P’un rasyonla alınması önemlidir. Rasyonda yeterli P bulunmaması, büyüyen hayvanların kemik yoğunluğu ve mineral içeriğini azaltmaktadır.
  • Ca; hücreler arasındaki denge ve madde alışverişi, kalp atışı ve kas kontraksiyonlarını düzenler.
  • P; hücrelerdeki enzim sistemlerinde yer alır, enerji proteinin kullanımı, taşınması ve depolanmasında görevlidir. Ayrıca özelikle sellülolitik rumen mikro-organizmalarının büyüme ve fonksiyonlarının düzenlenmesinde görev alır. Temel kan tampon maddesidir.

Magnezyum (Mg)

  • Vücuttaki enzim sistemlerinin en önemli maddesidir. Kemik yapısı teşekkülü ve kas kontraksiyonlarında temel görevleri vardır.
  • Çayır tetanisi Mg noksanlığında, ilkbaharda meralarda beslenen sığırlarda ortaya çıkar. Rasyona Mg ilavesiyle önlenir.
  • Yüksek oranda N ve K’un Mg emilimi üzerine olumsuz etkisi vardır.
  • Mg’un hayvanlar üzerinde rahatlatıcı (relaxing) etkisi vardır. Mg yetmezliği, aşırı duyarlık, sinirlilik, yerinde durmama, kas seyrimeleri, diş gıcırtdatma ve salya akıntısı ile belirgindir.

Potasyum (K)

  • Pek çok enzim sisteminde yer alır. Kalp kasının kasılması, extraselluler sıvıdaki Na dengesi ve hücresel alış-veriş, asit-baz dengesi ve ozmotik basınç, vücutta su dönüşümü gibi çok önemli hayati işlevlerde yer alır. Sütün önemli bir komponentidir. Terle atıldığından sıcak mevsimlerde yeterliliğine dikkat edilmelidir.
  • Rasyonda yüksek oranda bulunması halinde süt humması olaylarında artış bildirilmektedir. Bu nedenle hayvan kuruda iken K miktarı azaltılmalıdır.

Kükürt (S)

  • Protein sentezinde ve özellikle çok önemli iki amino asitin (metiyonin ve sistein) sentezinde yer alır. Bu iki amino asitin oluşturduğu proteinler doğrudan bütün vücut işlevlerinde yer alır. Vücudun % 0,15 veya sütün % 0,03 ü kükürttür.
  • Doğrudan protein ve N değerlendirilmesinde yer alan kükürt, süt sığırlarında N/S=10/1 oranda olmalıdır. Rasyona üre katıldığı durumlarda bu oran çok önem kazanır.
  • Süt hummasının önlenmesinde S önemli bir anyondur ve kuru dönemde miktarı artırılabilir.
  • Noksanlığı halinde; yem tüketiminde azalma, büyümenin yavaşlaması, sersemleme, sindirilebilirlikte düşüş, azalan süt verimi ortaya çıkar.

Tuz (NaCl)

  • Rasyona katılacak tuz miktarı hayvanlara yüksek oranda silaj verildiği zamanlarda artırılmalıdır. Normal olarak % 0.5-1 oranda total rasyona ilave edilir. Rasyona katılan tuz, iştah artırıcı etkisinden dolayı diğer besin maddelerinin de tüketimini artırır. Kurudaki inekler ve düvelere hariçten tuz verilebilir. Pik dönemdeki sığırlara meme ödemlerini önlemek amacıyla tuz kısıtlı miktarda ve rasyona çok iyi karıştırılarak verilmelidir.
  • Na; vücut sıvılarının dengelenmesinde, ozmotik basıncın düzenlenmesinde, glukoz ve amino asit taşınmasında, asit-baz dengesinde, sinirsel uyarımların taşınmasında görev alır.
  • Cl; extrasellular sıvıda yer alır, asit-baz dengesini ve ozmotik basıncın regülasyonunu sağlar. Abomazum’daki HCl asit formasyonunda görev alır.
  • Yemlerin Cl içerikleri değişkendir. Eğer Na, NaHCO3 vb kaynaklarla temin ediliyorsa, Cl ayrıca sağlanmalıdır. Ancak NaCl, en ucuz ve dengeli kaynaktır.
  • Tuz yetmezliğinde iştahsızlık, büyümenin yavaşlaması, perişan görünüm, donuk bakış, tüylerin karışık hal alması, süt veriminde düşme belirir, tuz ilavesiyle bu semptomlar hemen ortadan kalkar.

İz Mineraller

  • İz minerallerin, rasyon dengelenirken hayvanların gereksinimlerine göre harici kaynaklarla ilave edilmesi her zaman daha güvenlidir. İz minerallere hayvanların ihtiyacı çok düşük miktarlarda olduğundan, taşıt madde olarak tuz kullanılabilir. Fazla miktarda iz mineral takviyesi çeşitli antogonizma olaylarına yol açabilir.

Demir (Fe)

  • Hücresel solunum; hemoglobin, myoglobin, cytochrome ve enzim yapılarında yer alan demirin %60-70’i hemoglobinde, % 3-5’i myoglobin’de bulunur. Süt sığırları günlük 100mg demire ihtiyaç duyar. Minimum gereksinim 30mg dır, yetmezliğine pek rastlanmaz.

Manganez (Mn)

  • Kemik yapısının oluşumu, üreme ve merkezi sinir sisteminde görev alır. Karaciğer ve böbreklerde depolanır, pekçok enzim yapısında bulunur. Rasyonda 40 ppm bulunması yeterlidir. Fazla miktarda bulunması halinde kan lipid ve kolesterol düzeyleri artar, kandaki yağ asitleri etkilenir, karaciğer ve kalp fonksiyonları bozulur.
  • Yetmezliği halinde büyüme yavaşlar, iskelet yapısı bozulur, üreme faaliyetleri aksar, yeni doğanlarda sinir sistemi bozuklukları, lipid ve COH metabolizmasında aksaklıklar görülür.

Bakır (Cu)

  • Hemoglobin sentezinde ve normal bağışıklık sisteminin oluşturulması için gereklidir. Yetersizliği halinde mastitis ve diğer mikrobiyal problemler hızla artar. Gebeliğin ileri dönemlerinde Cu miktarının çok azaldığı bilinmektedir.
  • Kansızlık, büyümenin yavaşlaması, zayıflık, ishal, kılların depigmentasyonu gibi problemler ortaya çıkar.
  • Mo ve sulfatlar antogonist etkiye sahiptir. 10 ppm miktar yeterli olmakla birlikte, rasyondaki Mo miktarına dikkat edilmelidir.

Çinko (Zn)

  • Özellikle karboksipolipeptidaz enzimi ve insülin hormonu yapısında yer alır. Vit A’nın karaciğerden salıverilmesinde etkilidir. Yetmezliği halinde genel mineral yetmezliği semptomları görülür. Deri ve korneada lezyonlar oluşur. Ayak ve tırnak hastalıklarını sağaltıcı etkisi vardır.

Kobalt (Co)

  • Vit B 12’nin yapısında, dolayısıyla kan yapımında yer alır. Rumendeki mikroorganizmalar Co’ı B12 sentezinde kullanırlar. Rasyona Co ve Cu katılınca rumen faaliyetlerinin ve kaba yemlerin sindirilebilirliğinin arttığı bildirilmektedir.

Iodin (I)

  • Tiroid bezindeki hormonların yapısında yer alarak enerji metabolizması regülasyonunda görev yapar. Yetmezliği halinde tiroksin hormonu yeterince üretilemez, tiroid bezi büyür (Guatr). Anneler normal görünmesine karşılık, guatr’lı buzağılar zayıf, tüysüz veya ölü doğar. Sütteki iyot miktarına bakılarak yetersizliği tespit edilir.
  • Tiroid-iod aktivitesi ile üreme faaliyetleri ve gebe kalma, plasenta oluşumu arasında ilişkiler bildirilmektedir.
  • İyod zehirlenmesi, çatal çürüğü ve düşük çene gibi semptomlarla belirgindir. Gözyaşı akıntısı, patlak gözler,sinirlilik, karışık tüyler, tüylerin dökülmesi, uyuşuk hareketler, iştahsızlık gibi semptomlar görülür. Rasyondaki oran normale dönünce belirtiler ortadan kalkar.

Selenyum (Se)

  • Yetmezliği halinde çeşitli türlerde kas dejerasyonlarıyla belirgin Se, sığırlarda eşin atılamamasına yol açar (retentio secundinarium). Akyuvarların patojen mikroorganizmaların yıkımı sonucu ortaya çıkan zehirli bileşimlere karşı korunmasını (antioksidan) sağlar. Vit E ile birlikte Se, Beyaz Kas Hastalığı’nın önlenmesi ve bağışıklık sisteminin devamında görev alır.
  • Se fazlalığı halinde alkali hastalığı ortaya çıkar. Akut zehirlenmelerde körlük, güç nefes alma, nabız düşüklüğü, solunum yetmezliği sonucu ölüm şekillenir.

Şelatlar

  • Pek çok mineral çeşitli kimyasal bileşimler halinde yemlerde bulunur. Rumen mikroorganizmaları, şelatları ayrıştırma yeteneğine sahiptir. Mg, Cu, Co, Fe, Mn, Zn gibi mineraller şelat halinde bulunurlar.

Doğum öncesi kullanılan Katyon-Anyon Rasyonlar

  • Rasyon katyon-anyon dengesi, son yıllarda süt humması ve retensiyo sekundinarium olaylarının önlenmesinde başvurulan bir besleme yöntemi olarak ortaya çıkmıştır. Na, K, S ve Cl gibi minerallerin miktarları, doğumdan 3-4 hafta önce ayarlanması ile süt humması, retensiyo olaylarında belirgin bir azalma ortaya çıkmıştır.
  • Cl, S, P, anyonik (-)
  • Na, K, katyonik (+)

Yorum Yok to “SÜT SIĞIRLARININ MİNERAL MADDE İHTİYAÇLARI”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: